Euqene Pottier


Pierre Degeyter

Sözleri Fransız işçi Eugene Pottier tarafından 1870 yılında yazılan, yine Fransız bir işçi olan Pierre Degeyter tarafından bestelenerek ilk kez 23 temmuz 1888'de Fransa'nın Lille kentinde okunan marştır. Fransa İşçi Partisi'nin seçim çalışmaları için bestelenmiştir. Eugene Pottier, Paris Komünü'nün sona ermesinin ardından siyasi mülteci olarak ABD'ye sığınmış ve ABD Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer almıştır. Daha sonra geri döndüğü Paris'te 1887'de hayatını kaybetmiş ve Enternasyonal'in bestelenmiş halini duyamamıştır.

[sovyetler birliğinin 1918-1944 yılları arası ulusal marşı]

ENTERNASYONAL MARŞI

uyan artık uykudan uyan
uyan esirler dünyası
zulme karşı hıncımız volkan
kavgamız ölüm kavgası
mazi ta kökünden silinsin
biz başka alem isteriz
bizi hiçe sayanlar bilsin
bundan sonra her şey biziz

bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
enternasyonalle kurtulur insanlık

tanrı,patron,ağa,bey,sultan
nasıl bizleri kurtarır
bizleri kurtaracak olan
kendi kollarımızdır
isyan ateşini körükle
zulmü rüzgarlara savur
kollarının bütün gücüyle
tavı gelen demire vur

bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
enternasyonalle kurtulur insanlık

hem fabrikalar hem de toprak
her şey emekçinin malı
tufeyliye tanımayız hak
her şey emegin olmalı
cellatların döktüğü kan
bir gün onları boğacak
bu kan denizinin ufkundan
kızıl bir güneş dogacak

bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
enternasyonalle kurtulur insanlık

Söz: Euqene Pottier, Müzik: Pierre Degeyter

Ulaşmak, Enternasyonal'in mısralarıyla yaşama

Aşağıdaki anlatı 26 Eylül 1999 günü Ankara Ulucanlar Cezaevi siyasi koğuşuna yapılan saldırıya karşı direnen tutsaklardan.........aittir. Anlatı metnin bir bölümüdür. Direniş sonucunda 10 devrimci-komünist hayatını kaybetmiştir.

"...1871 Parisi'nde tarihsel isyanın son barikatlarında dövüşen komüncüler değil buradakiler. Nazilerce aylarca çembere alınan Stalingrad değil burası. Sefaköy'de kuşatılmış ihtilalin utkun namluları yok ellerinde. Ama tarih hepsinden bir parça taşımış buraya, bu daracık alana. Kaç kez sömürünün kuşatma burçlarının üzerinde dalgalandırıldı Enternasyonal'in mıs­raları. Koğuşun giriş koridoruyla mutfağın arası; bir metreye bir metre. Bu daracık alana sığmıyor, kuşatmanın ortasından kızıl atlarını dolu dizgin 21. yüzyıla süren hayaller. Bu daracık alana sığmıyor sözcükler. Düşünceler kafada birbiri ardına yarışa çıkmıyor. Ölüm adı geçmiyor çembere alınmış gövdelerin dilinden. Her şey sakin, dingin. Binlerce yılın süzgecin­den geçmiş an'lardan biri daha yaşanıyor sadece. Kapı, iki mazgal, tuvalet pencereleri; dört bir yandan gelip iğreti dünya­larının sesleriyle vızıldıyor kurşunlar. Dokuz kişi birbirine sarılmış ve daracık alanı yalın gövdeleriyle zaptetmiş. Birkaç 'sağlam!', beş-altı yaralı... Bidonlar, kapılar, duvarlar delik deşik. Bir metrelik alana sıkışıp kalmış ve zaptetmişim. Barut tu­tamları kimliklerini yitirmiş geçiyorlar kuşatma altındakilerin yanıbaşından. Bir davransalar... İhtiyar bölüyor sonunda kesik cümleleri, sözcükleri, "Yoldaşlar, artık direnişimizin son anlarını yaşıyoruz. Hep birlikte Eternasyonali söyleyelim"

Ve Enternasyonal yaralı bedenlerin dudakları arasından süzülüp hiçleştiriyor kurşun seslerini, öyle anlamlı, öyle görkem­li... Kurşuna karşı mısra mısra sürüyor çarpışma. "Uyan artık uykudan uyan, uyan esirler dünyası", mermiler tahta dolapların parçala­rını koparıp savuruyorlar mısraların ortasına. "Zulme karşı hıncımız volkan, bu ölüm dirim kavgası", seken bir mermi kah dostun bacağına saplanıyor, kah sırtı, kulağı sıyırıyor. İlk kıta bitiyor bitmiyor ki tam ortamıza düşüyor gaz bombası. İhti­yar dingin sesiyle rotamızı çiziyor bir kez daha, yapacak bir şey yok, çemberi yarmak gerek. " Yoldaşlar kolkola girip hep birlikte dışarı çıkalım !" Kollar kenetleniyor ve kurşun kuşatması yarılıp bedenler ikiyüz metrelik cehennemin içine dalıyor. Ulaşmak, Enternasyonal'in mısralarıyla yaşama..."
ENTERNASYONAL MARŞI 120 YAŞINDA !

'Cellatların döktükleri kan
Kendilerini boğacak
Bu kan denizinin ufkundan
Kızıl bir güneş doğacak.
Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık.'

120 yaşında ve yüzünde tek kırışık yok. Yüz yirmi yaşında ve tek yorgunluk işareti vermiyor. 120 yaşında ve hala vicdanlarımıza, gönüllerimize, beyinlerimize ve özetle kardeşlerim 'içimizdeki bize' ilk günün coşkusuyla hitap ediyor. Daha önceki dönemleri saymasak bile 19. yüzyıldan bu yana daha örgütlü ve daha düzenli bir biçimde savaş belasıyla mücadele ediliyor. Ve bu mücadelede Enternasyonal'in de önemli bir yeri var. Sadece bu kadar da değil: Emekçilerin sömürülmesine, kadın, erkek ve çocuk işçilerin, sanayide ve tarımda ve hizmet sektöründe ahlaksızca ezilmelerine başkaldırıdır Enternasyonal.

23 Temmuz 1888'de Lille kentinde ilk kez okunuşundan bu yana tamı tamamına 120 yıl geçti ama bu şiir, bu türkü, bu marş gücünden ve etkisinden, güncelliğinden, güzelliğinden ve yiğitliğinden hiçbir şey evet hiçbir şey yitirmedi. Hem en sıkı ve en sahici biçimde barışçıldır Enternasyonal: Bütün savaşlara ve silah satıcılarına karşıdır. Hem de sıkılı yumruklarıyla yürüyen, gösterilerde, toplantılarda, çeşitli eylemlerinde ve dayanışmalarda hem kendilerini hem de sınıf kardeşliğini savunan emekçilerin, kadın, erkek ve çocukların gür sesidir Enternasyonal. Evet içimizin, beynimizin ve kalbimizin derinliklerine hitap ediyor Enternasyonal: Bugünlerimiz ve yarınlarımız için.

Enternasyonal marşı ilk kez 23 Temmuz 1888'de Fransa'nın Lille kentinde söylendi. Sözlerini bir Fransız işçi, Eugene Pottier, 1870'de yazdı. Bestelenmesi ise 1888'de yine bir Fransız işçinin, Pierre Degeyter'nin eseri. Enternasyonal'in serüveni birçok açıdan ilgi çekici: Pottier kim ve niçin böyle bir şiir yazma ihtiyacını duydu? Degeyter niçin besteledi? İlk kez nasıl ve neden söylendi? Kısa sürede milyonlarca sosyalist, komünist ve ilerici işçinin marşı biçimine dönüşmesinin sırrı nedir? Burjuvaziyi korkuturken işçi kitlelerine ve militanlarına nasıl cesaret kaynağı ve umut ışığı oldu?

Şiir Eugene Pottier'nin

Enternasyonal'in sözlerini E. Pottier yazdı. Pottier (1816-1887) dönemine şair, siyasetçi ve halk adamı olarak damgasını vuran bir militan. 4 Ekim 1816'da Paris'te mütevazi bir sandık yapımcısı zanaatkarın oğlu olarak dünyaya geldi. Babası O'nu 12 yaşında okuldan alıp, yanında çırak yapmak istedi. Fakat Eugene baba mesleğinden hoşlanmadığı için kağıt işçiliğini tercih etti.

Tam anlamıyla halk adamı olan Pottier, kendi kendine öğrenmiş biri: Boş zamanlarını okumaya, özellikle de Pierre Jean de Bêranger'nin türkülerini ezberlemeye ayırıyordu. Bêranger başkaldıran, isyancı türküleriyle tanınıyordu. Pottier ilk türküsünü 1830 ihtilali sırasında kaleme aldı. Türküsünde Babeuf ve Fournier'nin etkisi görülüyordu. Pottier ana babasının Bonapartist ve dinci inançlarını yadsıyıp, din tanımayan sosyalizmi benimsemiştir artık. Kralın, krallığın, dinin, dinsel ahlakın ve din adamlarının halk türkülerinde 'tiye' alındığı bu yıllarda Pottier de kervana katılıyor. Alaycı ve eleştirici türkülerini, mahallesinin isçi, zanaatkar, küçük dükkan sahiplerinin toplanıp sohbet ettiği küçük kahvelerde söylüyor. Edebi ve bohem bir yaşam sürdürüyor. Bu yıllar kahveler sivil toplumun en önemli unsuru, en birinci muhalif mekanlardır.

Şubat 1848 ihtilaline isyancılar yanında, aktif olarak katılan Pottier, haziranda kurşuna dizilmekten kıl payı kurtulur. 2 Aralık 1851'deki hükümet darbesinden sonra Cumhuriyet'in rövanşı alacağından emin 'O'nun intikamını kim alacak?' isimli şiirini yazdı. Değişik birçok işe girip çıktıktan sonra resim yapmayı öğrenip Paris'in kumaş üzerine en iyi resim yapan ressamlarından biri olduktan sonra, 1867'de 'Resim Atölyeleri Sendika Odası'nı kurdu. Sendikacılık ve enternasyonalizm öncülerinden olan Pottier, sendikası ile Nisan 1870'de I. Enternasyonal'e 'İşçiler Uluslararası Derneği' ile katıldı. İmparatorluğun düşüşü, Cumhuriyetin 4 Eylül 1870'de ilanı ve savaş üzerine, Pottier, Cumhuriyet'in kurtarılması ve savunulması için ulusal muhafız birliğinde astsubay olarak görev aldı.

Enternasyonal marşının yazılış tarihi uzun süre efsanevi bir havaya büründürüldü. Kimi, Pottier'nin şiirini Komüncülerin insafsızca katledildiği 'Kanlı Hafta' (22-28 Mayıs 1871) sırasında ve saklandığı çatı katında yazdığını öne sürdü. Ama bugün, tarihi gerçekler ışığında, şiirin ilk versiyonunun, 3. Napolyon'un Sedan'da Prusya ordusu önünde yenik düştüğü ve Fransa'da Cumhuriyet'in ilan edildiği 4 Eylül 1870'in ertesi günü yazıldığı biliniyor. Gerçek ve inanmış bir cumhuriyetçi olan Pottier coşkusunu Enternasyonal şiiri ile dile getiriyordu. İlk versiyondan sonra şiir birkaç kez, özellikle de 1876-1877'de Pottier ABD'de siyasi mülteci iken, değişikliklere uğradı. Enternasyonal'in gücü, döneminin Fransız ve uluslararası proletaryasının ana konularını ve belli başlı isteklerini, günün diliyle şiirleştirmesinden kaynaklanıyor.

18 Mart 1871'de Paris'te Komün ilanı üzerine, Pottier, Paris'teki 20 ilçeden birinin Cumhuriyetçi Merkez Komitesi üyesidir. Böylece Komün'e aktif bir biçimde katıldı. Barikatlarda Komün'ü savundu. 25 ile 30 bin Komün taraftarının hunharca katledildiği 'Kanlı Hafta' katliamından mucize eseri kurtulan Pottier önce İngiltere'ye sığındı. Daha sonra ABD'de sürgün hayatı yaşadı. Komün ve komüncülerin katliamı birçok şiirine konu oldu.

Birçok sürgün ve siyasi sığınmacı Komün taraftarı gibi Pottier de, 17 Mayıs 1873'te, gıyabında ölüme mahkum edildi. Zor, sıkıntılı ve dertli sürgün yıllarında ABD işçi hareketiyle ilişki kurdu. Komün'den çıkarılması gereken dersleri, Komün'ün başarısızlık neden ve sonuçlarını anlattı. ABD Sosyalist Parti kurucuları arasında yer aldı.

1880 affından sonra, birçok Komün taraftarı gibi, Paris'e döndü: Pottier o günlerde yarı felç, yoksul ve artık hiç kimsenin tanımadığı yaşlı bir 'eski tüfek'ti. 1883'te Türkü Yarışması'na katıldı. 300 aday arasında birinci seçildi. Böylece Fransa'ya dönüşü duyuldu. Yeni şiirleri tanıdıkları, bu arada müzisyen, besteci ve türkücü Gustave Nadaud tarafından ilgi ve beğeniyle karşılandı.

Bu dönemde Pottier, Jules Guesde ve Paul Lafargue'in Sosyalist Gazetesi'ne katkıda bulundu ve onların Fransız İşçi Partisi'nin kurulması ve geliştirilmesi çabalarına yardımcı oldu. Şiirleri 1887'de yayınlandı. Enternasyonal'in de yer aldığı bu derlemenin 1908 ve 1937'de yeni baskılar yapıldı. 1908 baskısının önsözünü Jean Jaurês, Edouard Vaillant ve Jean Allemane kaleme aldılar.

Eugene Pottier, 6 Kasım 1887'de Paris'te Lariboisiere Hastanesi'nde hayata gözlerini kapadı. Cenazesi 9 Kasım'da binlerce kişinin katılımıyla kaldırıldı. 'Yaşasın Komün!' sloganlarıyla ve yer yer polisle çatışmalarla topluluk cenazesini Pere-Lachaise mezarlığına getirdi. Duvarı dibinde Komüncülerin katledildiği, Komüncüler mezarlığı bir devrimciyi daha kabul ediyordu. Pottier öldüğünde Enternasyonal henüz bestelenmemişti.

Beste Pierre Degeyter'nin

Fransa'nın kuzeyindeki Lille kenti 19. yüzyılın dokuma ve maden merkezlerinden en önemlisi, belki de en başta geleniydi. İşçi yoğun kent, sosyalizmin kalesidir. Vignette sokağındaki 'Özgürlüğe' kahvehanesi her pazar sosyalist-işçilerin toplandığı, söyleştiği, tartıştığı, okuyup-yazdığı ve eğlendiği bir yerdi. Aynı kahvehanede Fransız İşçi Partisi'nin kurduğu 'Çalışanlar Korosu' provalarını yapıyordu. İşte bu koronun üç üyesi, yani bir süre sonra Lille'in belediye başkanı ve milletvekili seçilecek olan Gustav Delory ile Pierre ve kardeşi Alphonse Degeyter Enternasyonal'in işçi marşı olarak düzenlenmesinde önemli roller oynadılar.

Gustave Delory o sıralarda yapacağı 'seçim kampanyasına uygun bir marş' ararken, 1888'de Paris'te, bir yıl önce ölen EugŽne Pottier'nin 'Devrimci Türküler' isimli kitabındaki 'Enternasyonal' şiirini çok beğendi. Kitabı alıp, Lille'e döndü. Ve hayran olduğu bu şiiri bestelemek istedi. Yetenekli bir besteci aradı. Pierre Degeyter, bu 15 Temmuz 1888'de işi üstlendi. Birkaç gün, daha doğrusu gündüzleri Fives-Lille fabrikasında çalıştığı için birkaç gece metin üzerinde kafa yoran Pierre Degeyter bu işi kotardı.

Ve 23 Temmuz 1888'de Lille'de Saint-Sauveur Mahallesi'nin yukarıda bahsettiğim, popüler küçük kahvesinde, Gazete Satıcıları Sendikası'nın bir toplantısında Enternasyonal marşı ilk kez İşçi Korosu tarafından söylendi. Ancak herkes marşı beğenmedi. İşçilerin pek çoğu Büyük Fransız Devrimi'nden gelen La Carmagnole ile ilk kez 10 Ağustos 1792'de söylenen ve 14 Temmuz 1795'te Fransa'nın 'ulusal marşı' olarak benimsenen La Marseillaise gibi marşları tercih ediyordu. Ama her şeye karşın Fransız İşçi Partisi Lille yönetimi Enternasyonal marşının bilinmesi, tanınması, yayılması ve ezberlenmesi için basılı altı bin örneğini dağıttı.

Bestecisinin işinden atılmasına yol açan ve ilk yıllarında sadece Lille ve çevresindeki devrimci işçilerce bilinen Enternasyonal tam sekiz yıl sonra sihirli bir biçimde bir mücadele marşına dönüştü. İşte öyküsü:

Gustave Delory'nin Lille belediye başkanı seçilmesinden sonra, Fransız İsçi Partisi 14. ulusal kongresini Lille'de yaptı. Fransa'nın dört bucağından gelen delegeler yanında W. Liebknecht'in de aralarında bulunduğu Almanya Sosyal demokratları, Avusturyalılar, İspanyollar, Rumenler de kongreye katıldılar. 23 Temmuz 1896'da kongrenin sonuçlanması vesilesiyle düzenlenen dostluk gösteri ve yürüyüşü milliyetçi, tutucu ve dincilerce engellenmek istendi. Saldırıya sosyalistlerin yanıtı topluca okunan Enternasyonal marşı oldu. Sosyalistler bile marşın söylenişi sırasındaki kendiliğindenciliğe şaşırmışlardı. Ve işte böylece Enternasyonal marş olarak, işçilerin ve sosyalistlerin marşı olarak artık tarihe geçmiş oldu. Nitekim ertesi günkü Le Reveil du Nord Gazetesi 'Marseillaise'in Enternasyonal tarafından' alt edildiğini yazdı.

Üç yıl sonra 3-8 Aralık 1889'da Paris'te Japy Salonu'nda 'Fransız sosyalist örgütleri genel kongresi' adı altında işçi hareketi içindeki bütün eğilimleri biraraya getirmek ve birliği sağlamak amacıyla bir toplantı yapıldı. Kongre sonunda delegeler hep bir ağızdan Enternasyonal'i söylediler. Enternasyonal artık işçi grevlerinde, gösteri ve yürüyüşlerinde söylenmeye başlamıştı. Dahası tanınma, uluslararası düzeye de sıçradı.

1900'de Paris'te toplanan Uluslararası Sosyalist Kongre'de Fransız delegeler birkaç kez Enternasyonal'i söylediler. Enternasyonal, 7 Şubat 1904'te Brüksel''de, 28 Ağustos-3 Eylül 1910'da Kopenhag'da söylendi. Enternasyonal ilk okunuşundan otuz yıl kadar sonra dünya işçilerinin dillerinden düşmez hale gelmişti. Bu arada, SSCB 1917 ile 1941 arasında Enternasyonal'i 'ulusal marş' olarak kabul etti. Pierre Degeyter Komünist Enternasyonal'in Moskova'da 17 Temmuz- 1 Eylül 1928'de yapılan 6. Kongresi'ne katıldı; delegeler besteciye büyük bir sevgi ve ilgi gösterdiler. Marş büyük bir orkestra tarafından çalındı.

84 yaşında 26 Eylül 1932'de Paris'in hemen kuzey bitişiğindeki Saint-Denis'te vefat eden Pierre Degeyter için 50 bin kişinin katıldığı büyük bir cenaze töreni yapıldı. Halk Cephesi'nin 1936'daki zaferini muştulayan bu cenaze töreni tarihi bir önemdeydi. O gün sosyalist ve komünistler ayrılıklarını unutup birlikte yürüdüler. Pierre Degeyter'in anısı halen Saint-Denis Müzesi'nde yaşatılırken; Enternasyonal tüm görkemiyle dünyayı dolaşmaya devam ediyor...

PROF. M. ŞEHMUS GÜZEL -ÖZGÜRGÜNDEM